TAKSİHİ YARHİS KİLİSESİ:
Cunda Adasının çampla kaplı olan en yüksek tepesinin kuzey tarafında Edremit Körfezi ve Cunda’nın arkasını görecek konumdadır. Çamlı Manastırı olarak da anılmaktadır. Muhteşem konumu ile manzarası çok güzeldir. Rumların geleneksel olarak uyguladıkları, Bizans Mimarisi stilindedir. Cunda adasının metrepol kilisesiydi.
AYA TRİYADA:
1858 yılında inşa edilen kilise, Cundad Adasının ilk kilisesi olarak bilinmektedir. Mübadele dönemine kadar kilise ibadete açıktı. Zaman içinde kilise kapanınca yıkılmaya başlamıştır ve günümüzde sadece üç duvarı zamana direnmektedir.
Kilisenin yapımında yöresel taşlar, Sarımsak Taşı ve Cunda girişindeki Nesos Antik kentinden getirilen devşirme taşlar kullanılmıştır. Sonradan yapılan çan kulesi çok yüksek değildi. Kilise resimleri olan ikonlar ise zamana direnememiş ve yok olmuştur.
AYOS DİMİTRİYOS:
Adanın yel değirmenlerinin yer aldığı bölgenin aşşağısında, Bakkal Sokağın sonunda bulunan çocuk parkı kilisenin yeridir.
Hakkında fazla bilginin bulunmadığı kiliseden günümüze sadece giriş kapısında kalan bakiyeler gelmiştir. Giriş kapısının üstünün çan kulesi olduğu söylenmektedir. Kilisenin hesap işlerinin yürütüldüğü bina günümüzde bakkal olarak kullanılmaktadır. Papazların kaldığı evlerde Cunda halkı tarafından mesken olarak kullanılmaktadır.
PANAYA KİLİSESİ:
Panagia Kilisesi olarak da anılan kilise, 1863 yılında inşa edildini günümüzde Bergama Müzesinde bulunan çanın üzerindeki tarihten anlıyoruz. Kilisenin ve duvarlarının yapımında çevreden getirilen siyah granit taşlar, Sarımsak Taşı ve Cunda girişinde bulunan Nesos Antik Kentinden getiilen devşirme taşlar kullanılmıştır.
Cunda Adasının en büyük ve en görkemli kilisesi olarak bilinmektedir. Yüksek duvarlarla çevrilmişti. Kiliseye giriş beşer basamaklı üç kapıdan yapılmaktaydı. Kilisenin güney yönünde bütün çevreden de görülebilen yüksek bir çan kulesi bulunmaktaydı.
AYOS PANDELEYMONAS:
1915 yılında inşa edilmiştir. 1922 yılına kadar içi sıvasız olarak ibadete açık olan bu kilise mübadeleden sonra kendi haline bırakılmış ve zamanla insanların ve doğanın tahribatına rağmen ayakta kalabilmeyi başarmıştır.
1944 yılı depreminde dahi yıkılmamış ve ayakta kalabilmiştir. Fakat 1954 yılında okul yapımı amacıyla Panya Kilisesi ile birlikte yıkılarak taşları kullanılmıştır.
AYOS NİKOLAOS:
Eski denizciler tarafından azizleri anısına inşa edilen bir kilisedir. Hıristiyan Mezarlığı bölgesinin karşısında yer alan bu kiliseden ve günümüze sadece yıkıntıları kalmıştır.
AYOS YANNİS ŞAPELİ:
Cunda halkı tarafından Aşıklar Tepesi olarak anılan, çevreye hakim konumda ve üç denizi birden gören tepe üzerindeki kilisedir. Şapel olarak adlandırabileceğimiz bu kilise Rahmi Koç tarafından yanındaki değirmenle birlikte 2007 yılında restore edilerek Seviim ve Necdet Kent Kitaplığı olarak halkın hizmetine sunulmuştur.
Şapel, Panaya Kilisesinin bir parçası olarak 1800 yılların sonuna doğru inşa edilmiş, Patrik Teodosios döneminde Fener Rum Patrikhanesine bağlı olarak özellikle Kilise Hukuk kitapları ile ünlenmiştir. 1944 yılında meydana gelen depremle tavanı çökmüş ve restorasyona kadar dört duvar olarak kalmıştır.

1817 sayımına göre, ada üzerinde 7 manastır vardı. Sonradan inşa edilen, Cunda’nın kuzeydoğusuna uzanan Ayvalık yönündeki ucun tepesinde bulunan Evan Gelistriya Rahibeler Manastırıyla sayıları, 8 e
ulaşmıştır.
ÇAMLI MANASTIR (TAKSİYARHİS TA ÇAMYA):
Adanın merkezinden yaya olarak ve Pateriça yolundaki ekşi çeşmenin sol yanı izlenerek, rahat bir yürüyüşle bir saatte varılabilir. O eski yıllarda Ayvalıklılar’ın , Cundalılar’ın , çam kokulu havasını solumak için günübirliğine gittikleri bir tatil ve bir Mayısı kutlama yeriydi.
LEKA PANAYA MANASTIRI YADA KORUYAN MERYEM MANASTIRI:
Ayvalık ve Cunda arasındaki Ayvalık Körfezinden denize açılan boğazda Cunda Adasına doğru bakarsanız zeytinliklerin arasında heybetli manastırı görebilirsiniz.
Koruyan Meryem Ana olarak da anılan bu manastırın ilk sahibi Cunda piskoposu Peisios’dur. Rumlar 1821 yılındaki isyandan sonra şehirden çıkarılınca, Cunda ve manastır büyük oranda tahrip edilmiştir.

AYOS APOSTOLOS MANASTIRI:
Mübadele döneminde yıkılan manastırlardan biridir. 1930’lu yıllarda ise Pateriça Köylüleri tarafından ev yapılmak amacıyla tüm taşları alınınca manastırdan herhangi bir iz günümüze ulaşmamıştır. Manastırın olduğu yerde sadecec bir sarnıç kalıntısı kalmıştır.
TAVUK ADASI MANASTIRI (AY YOANNU TOU PRODROMOU):
Tavuk Adası; Ayvalık ve Cunda arasında kalan ada boğazın ağzında olması sebebiyle çok güzel bir konum yer almaktadır. Eskiden bu adaya Cunda’dan pikniğe gidildiği söylenmekte.
Bu adada zamanında yer alan Ay Yoannu Tou Prodmou’nun 1677 yılından önceki bir tarihte yapıldığına dair kayıtlar mevcut. Ada ve manastır yapısı mübadele döneminde bir kişiye mülk olarak verilmiştir. Fakat 1948 yılında manastır kim olduğu bilinmeyen birileri tarafından dinamitlenerek ağır tahribata uğratılmıştır.
GÜVERCİN ADASI MANASTIRI ( AY YORGİ MANASTIRI ):
Korsanların sığınağa olan bu ada doğal bir dalyandır. Geçmişte acımasız korsanların yaşlandıklarında, denizleri harmanlayamadıkları dönemleri geldiğinde, ellerindeki kandan , günah ve cinayetlerinden arınmak için sığındıkları bir manastır olduğuna dair halk efsaneleri vardır.
PROFİT İLİYA MANASTIRI (İLYAS PEYGEMBER):
İlyas Peygamber Manastırı olarak da anılmaktadır. Bulunduğu yer Nesos veya Pordoselene Antik Kentinin mezarlık alanının üzerindeydi. İnşa tarihi olarak 1760 yılı belirtillmektedir. 1970’li yıllara kadar varlığını sürdüren manastırdan günümüze gelen herhangi bir kalıntı bulunmamaktadır.
KIZLAR MANASTIRI (EVAN GELİSTRİA)
Sarımsaklı taşı ile 3000 metrekare alan üzerine 1900’lü yılların başında inşa edilmiş büyük bir kilisedir.
Denizciler için kutsal kabul edilen manastıra onlara tarafından hediyeler sunulurdu. Kızlar Manastırı olarak da anılan manastır son sahibi tarafından bir gecede yıtırılmıştır.
Panjur Hotel
Namık Kemal mah. Sevgi cad. No:152/6 Cunda, Ayvalık/Balıkesir
Panjur Cunda
Namık Kemal mah. Sevgi cad. No:152/6 Cunda, Ayvalık/Balıkesir
Tel.: 0 (850) 308 99 00
Cep: 0 534 277 44 99
rezervasyon@panjurs.com
İşletmemizde T.C Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ‘nün tüm
tavsiye ve önerilerini dikkatle takip ediyor, İSG uzmanlarımız ve şirket doktorumuzun yönlendirmeleri doğrultusunda uyguluyoruz.